Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.



 
AnasayfaLatest imagesAramaKayıt OlGiriş yap

 

 Yanılmak

Aşağa gitmek 
2 posters
YazarMesaj
Avelon Charita
Hayalet
Avelon Charita


Mesaj Sayısı : 79
Kayıt tarihi : 15/01/09

Yanılmak Empty
MesajKonu: Yanılmak   Yanılmak Icon_minitimeSalı Ocak 20, 2009 9:15 am

Role Player'lar: Dexter Winchester, Avelon Charita
Kurgu: Sıradan bir karşılaşma gibi görünen ve tuhaf tesadüflerle sonuçlanan bir konuşma başlangıcı.


Bir parça özlem. Kırık bir kalp. Yaşadıklarının ardından kalan tek şey bunlardı. Kendi kardeşinin ihaneti nedeniyle başına gelenlerden sorumlu tutulamazdı ama olan olmuştu. İntikam hırsıyla geri dönen Avelon kardeşine istediği kadar çektirememişti. Üç sene. Sadece üç sene uğraşmıştı onunla. Mezun olan kardeşini bir daha görememişti. Şimdiye ölmüş olmalıydı. Evet, kimse gereken büyülü önlemleri almadan yüz yıldan fazla yaşayamazdı. Kendi kendine mırıldanarak okulun kapısına doğru süzüldü. Uçmaktan nefret ediyordu. En azından yürürmüş gibi görünmek biraz daha insansı hisler taşımasını sağlıyordu. Duvarın içinden geçerken ürperdi. Beyaz tenindeki tek lekeye uzanan eli bir anda nasıl öldüğünü düşünmesine yol açmıştı. İnce bir morluk izi. Gece yatakhanede boynuna dolanan ipin ve sakinleşmesi için fısıldanan birkaç sözcüğün hatırası silinemeyecek kadar derin kazınmıştı zihnine. Nefesi kesilirken yaşadığı dehşet anını tekrar yaşadı ama bu sefer dışarıda, insanların arasındaydı. Sadece intikam almak için geri döndüğünden bağımsızdı. Yıllarca okuldan çıkamayacağını sanmış, keşfetmediği tüm odaları bulmak için dolaşmıştı. Pencerelerin önünde süzülürken fark etmeden dışarı çıkışı artık her yerde Aldrien Charita’yı takip edebileceğini göstermişti. Fakat çok geçti. Avelon’un tüm nefretini kusması için çok geçti. O da sadece canı sıkıldığı zaman dışarı çıkmaya başlamıştı. Okulda hayatını merak ettiği bir öğrenci ya da profesör olduğunda görünmez olmayı seçerek dışarıda dolanabiliyordu. Ya da yer altında. Kimse genç hayaleti fark etmiyordu. Işık saydam bedeninin içinden süzülürken insan şeklini almış bir peri tozu gibi görünüyordu. Ama gölgelerden giderken hiç var olmamış gibiydi.

Okulda olmaktan sıkıldığı bir gündü. Öğrenciler alışveriş derdine düşmüşken aralarından kolaylıkla sıyrılıp ilerleyebiliyordu. Bir kızın dikkatsizliği sonucu çarpışacaklarını sanmasına bıyık altından güldü. Hayır, bir hayalet kimseyle çarpışmazdı. Küçük kız içinden geçen bir bedene tuhaf bakışlar atıp giderken Avelon ise arkasına dahi bakmadan yürümeye - daha doğrusu - süzülmeye devam etti. Aydınlık bölgeden uzaklaşırken bir parça daha rahatlıyordu. Pelerinlerine sarılan büyücü ve cadılara acıyarak baktı bir süre. Şimdi biri arkalarına geçip hayatlarının son bulmasına neden olacak büyüyü yapsa hiçbirinin haberi olmazdı. Ve hafif bir rüzgarda bile üşüyen bu yaratıklar sonlarını umursamıyor gibiydiler. *Avelon sende bir zamanlar onlar gibiydin unutma!* Yine içindeki kötülüğü bastıran bu sese kulak vererek sakinleşti. Bir zamanlar kendisi de aynı sokaktan yürümüştü, aynı şekilde. Yılların etkisiyle değişen sokak aynı sokaktı hala. Avelon aynı kız olmasa da. Eli yeniden, her zaman olduğu gibi yukarı kalkarken kendini engelledi. O izden nefret ediyordu, onu taşımaktan, onu yapan kişiden uzak olmaktan. Bedelini ödememişti Aldrien ama öldüyse kısa bir zaman sonra ödeyecekti. Kendisi ise sonsuzluğun sonu bulunana kadar yaşayacaktı. Karanlık üstüne çökerken daha insansı göründüğünü fark ederek hiç düşünmeden yan taraftaki dükkanlardan birine girdi. Borgin & Burkes Karanlık Eşyalar Dükkanında ne aradığını bilmiyordu. Ancak dikkatini çeken tanıdık bir sima vardı içeride. Oraya sıkışmış gibi beklerken üstüne çevrilen bakışlara aldırmadı. Evet, bir hayalet bir dükkandan içeri girmişti. Ama Avelon tek başınaydı, özgürdü. Gözleri masaların üzerinde dolanırken birden o’nu fark ederek gülümsedi. Hiçbir şey hissetmese de yüzünün ifadesini değiştirmesi gerektiğini hatırlayacak kadar tecrübeliydi. Belki de sadece fark edilmeden yapılan bir merhaba tebessümüydü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dexter Winchester
Ölüm Yiyen
Ölüm Yiyen
Dexter Winchester


Mesaj Sayısı : 59
Kayıt tarihi : 18/01/09

Yanılmak Empty
MesajKonu: Geri: Yanılmak   Yanılmak Icon_minitimeSalı Ocak 20, 2009 11:46 am

Yakıcılığın eşiğindeki muazzam sesiyle Latince bir şarkı mırıldanıyordu, adımlarını hızlandırırken. Uzun parlak lacivert, cübbesinin yere sürünmesini, temiz yanaklarından aşağıya doğru inen soğuğu hissediyor ama etkilenmiyordu sanki. Etrafı aceleyle yürüyen, uçan ya da çocuğunu arayan büyücülerin verdiği boğucu kalabalıkla doluydu. Onları bir karınca sürüsüymüşçesine hiçe sayıp başını sağa, sola çevirmeden ilerliyordu. Sert ve siyah kapaklı kalın bir kitabın, parmaklarının ucundan giderek aşağı kayıyor olmasına aldırmadan bu gün ki planını geçirdi aklından. Merak uyandıran dükkânların içinde her zaman daha önce hiç görmediği enteresan ürünler bulabiliyordu ve bu eğlenceli olabilirdi. Karanlığın güzelleştirdiği, daha seyrek büyücülerin bulunduğu farklı bir caddeye girip önüne gelen ilk dükkânı geçti. İkinci dükkânın önünde bir an duraksayıp küçük bir tabelaya büyük harflerle kazınmış yazılarda gezdirdi gözlerini. Burası onun için Knockturn Yolunun en nadide parçasıydı büyük olasılıkla. Alışverişlerini buradan yapar ve tabi ki kullanmaktan en zevk aldığı şeyleri buradan alırdı. Yavaş ve sakin adımlarla içeriye girerken dumanların görüşünü biraz zorlaştırdığı tabana sert adımların değdiğini duyabiliyordu. Küçük masalara sıkışmış zayıf ve kirli görünümlü cüppeli büyücülere elinden geldiğince nazik hareketlerle selam veriyor ve yüksek kademelilerden bile karşılığını alabiliyordu.

Bulduğu ilk boş sandalyeye yönelip yeni bir şey ya da selam vermediği tanıdık bir sima aradı, bir süre küçük dükkânın ne olduğu belirsiz bir yerden ya da şeyden gelen hafif dumanın ilerisinde gezinen birini gördüğünü sandı, burada olması imkânsız birini, beynine bir kazık saplanmışçasına acı veren birini… Düşüncelerini toparladığında, yosun parçacıklarına benzeyen yeşil gözlerini, şeffaf olduğu halde göz alıcı görünebilen o süite çevirdi. Duyguları olsaydı onu özlediğini hissedebilirdi. Yanına süzülmesini diledi içinden, gözlerini onun yüzünden elindeki kitaba çevirirken. Sonra doğru olduğunu düşündüğü zarif bir hareketle ayağa kalkıp elini davetkâr biçimde yandaki sandalyeye yöneltti. Henüz oturup oturamayacağını bile bilmese de, onu yanına davet etmenin daha kolay bir yolu gelmemişti aklına. Elini az önce attığı biçimden kurtarıp yüzündeki ciddi ifadenin yerini dudaklarını hafifçe büktüğü şekle bıraktı, gülümsüyordu. “Avelon” diye mırıldandı onun duyamayacağı bir tonla, sesi en normal sözcüğü dile getirirken bile öyle güzeldi ki yanından geçen tanımadığı büyücüler başlarını çevirip gülümsüyor, hatta bazıları selam veriyordu. Yaklaşıp yaklaşmadığından bile habersiz başını hafifçe kaldırıp suratına kondurduğu gülümsemeyi sürdürerek “nerelerdeydin?” diye sordu tereddütle. Gerçekten anormal özellikleri vardı Dex’in, ona karşı davranışları daima saygıyı hatırlamasına neden olan bir sürü insan varken, o iyi bir arkadaş tanımını genç bir hayalete uygun buluyordu.


Önceden tanışıyor olmamızın iyi olabileceğini belirtmiştim ben ona göre yazdım rp’yi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Avelon Charita
Hayalet
Avelon Charita


Mesaj Sayısı : 79
Kayıt tarihi : 15/01/09

Yanılmak Empty
MesajKonu: Geri: Yanılmak   Yanılmak Icon_minitimeSalı Ocak 20, 2009 12:38 pm

* Ölümün ışığı altında parıldar ruhlar. Işığı göremeyenleri yeryüzünde kalmaya mecbur bırakılanlardır. Onlar, intikam için geri dönerler. Ya da basit bir özrü sonsuzluğa sığdırmak zorunda kalırlar. Yaşadıkları hayattan sıkılana kadar yaptıklarıyla baş etmek zorundadırlar. Eğer gerçekten işleri bittiyse, kendilerini eve dönmek için hazır hissediyorlarsa ikinci bir şansları olur. O zaman ulaşamadıkları ışık yeniden parıldar gözleri önünde. Zincirli ruha uzanır bu ışık özgür kalması için. Ve hiç tereddütsüz ruhu özgür bırakır. Yavaşça yükselen ruh birden karanlığına geri döner. Bekleme zamanı gelmiştir. Kendi benliğinde bir kez daha hapsolurken artık mutlu sayılır. En azından yarım kalan tüm işlerini tamamlamıştır. Bu sefer başka şansı yoktur. * Eski bir kitaptandı Avelon’un düşüncesi. Ne zaman okuduğunu hatırlamasa da öleceğinde neler olacağını merak ettiğini hatırlayabiliyordu. Sonra birden gülmüş, kahkahaları odada çınlarken kitabı yeni yakılan şömineye atmıştı. Kağıtların yanışını seyrederken hoşnutluğunu gizlememişti annesinden. Sıcaktı oda, Avelon’un ısınabileceği kadar sıcaktı. Beyaz koltuğa hiç kalkmayacakmış gibi gömülürken hayatının en güzel anlarını yaşıyordu. O akşamdan sonra bir daha asla eve gelmeyen babasının hesap sormasından da kurtulmuştu. Ve kımıldamadan kitabı izlemişti bir süre daha. Annesi şömineyi kapattıktan sonra külleri toplayarak bir tılsımın içine yerleştirmişti. Boynundan çıkarmadığı bu tılsım bedeni saydamlaşırken bile boynunda kalmıştı. Hala yerindeydi, o da saydamdı ama küller gerçekti.

İçeridekileri fark etmeden gözüne kestirdiği masaya doğru süzüldü yavaşça. Yanılmıştı. Karşısında duran düşündüğü kişi değildi fakat yine de memnundu. Dexter. Okuldan ayrılanlar arasında üzüldüğü tek kişiydi. En azından öyle sayılırdı. Büyücünün hareketlerini sabitlenmiş bakışlarla takip ederken birden gülümsemesi silindi. Uzun zaman olmuştu bir yere oturmayalı. Aklına evindeki beyaz koltuklar gelmişti yeniden, rahat ve tanıdık dinlenme yerleriyle. Ama oturmaya kalkıştığında kendini tutmazsa aşağı kayacağını biliyordu. Tahtanın içinden geçmek pek hoş görünmezdi dükkanın içindekilere. ‘Dexter. Görüşmeyeli çok uzun zaman oldu. Büyümüşsün.’ Son sözcük keyfini yerine getirmeye yetmişti. Duyguları bazı zamanlar köreldiğini kanıtlar gibi boşken aniden bir insanın hissedebileceği kadar büyüyordu. Yüzündeki tebessüm içindeki sıcaklığın küçük bir parçasını yansıtıyordu sadece ama Avelon anlaşıldığından emindi. ‘Oturmama gerek yok. Böyle de iyi.’ Duvara yaslanırmış gibi görünürken aslında arkasında hiçbir şey olmadığını biliyordu. Duvarlar içinden geçilecek en sıkıcı varlıklardı. Hiçbir şey hissetmez, bir bizon sürüsünü bile ağırlasalar tepki vermezlerdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dexter Winchester
Ölüm Yiyen
Ölüm Yiyen
Dexter Winchester


Mesaj Sayısı : 59
Kayıt tarihi : 18/01/09

Yanılmak Empty
MesajKonu: Geri: Yanılmak   Yanılmak Icon_minitimeSalı Ocak 20, 2009 5:03 pm

Yanına doğru süzülen hayaletin barın içinde çok da dikkat çekiyor gibi görünmemesi şaşırtıcıydı. Sorusuna cevap vermese de cevabın yerini alacak birkaç şey söyleyip oturmayı kibarca reddetti Avelon. ‘Dexter. Görüşmeyeli çok uzun zaman oldu. Büyümüşsün.’ Dediğini duymuştu Dex, sevimli hayaletinin az önce. Yüzünde yeniden minik bir gülümsemeyle sandalyesine tekrar otururken “Biliyor musun Avelon? 20 yıldır büyümüyorsun.” Dedi neşeyle. bu tür konuşmaların aralarında daha önce de geçmiş olmasından dolayı kırılmayacağını düşünerek sarf ettiği sözlerdi bunlar. Onunla sohbet etmekteki amacı zaman öldürmek olsa da hazır yakalamışken öğrenmek için can attığı birkaç soruyu da yöneltmek geçiyordu aklından. Şimdi ki hali ne kadar yabancı gelse de birlikte geçirdikleri okul yıllarından onun yeşile dönük gözlerini hatırlayabiliyordu Dex. O zamanlar pek konuşmasalar, gördüklerinde selam verdikleri simalar olarak kalmış olsalar da Avelon’un ölümünden sonra çeşitli tesadüflerle karşılaşmış ve sohbet etmişler, bazı özelliklerinin uyuştuğunu fark edip sık sık görüşmeye başlamışlardır.
Masanın üzerindeki siyah kaplı kitaba tekrar göz gezdirip Avelon’a döndü Dex, sormak istediği ama yanlış anlaşılmaktan korktuğu sorular vardı beyninde. Avelon, Dex’in görevini biliyordu ve bu da sorularını anlayışla karşılaması için bir bahane olabilirdi ya da tek bahane. Muhtelemen *Ben haberci baykuşu değilim* gibi bir cevap almaktan korkuyordu Dex.

Onunla bir diğer ortak yönleri de hislerdi, o reel anlamda, Dex ise duygusal anlamda hissedemiyordu. Kendini toparlayıp onunla aynı konuma gelmek için ayağa kalktı ve iki dudağının arasındaki açıklığı elinden geldiğince küçülterek konuştu. ”Bakanlıktan, benimle ilgili bir şey duydun mu Avelon?” şu sıralar yakalanmak kötü bir durum olurdu ve Dex’in sağlam bağlantıları da olsa sıkı bir denetim her şeyi mahvedebilirdi. Tam olarak istediği cevap herhangi birinin şüphelendiğini duyup duymadığıydı. Yüzüne ciddi ama sakin bir ifade yerleştirip yan masadaki kıza doğru döndü. Az önce dikkatini çeken kızdı, burada olması imkânsız olan kız…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yanılmak
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Londra :: Knockturn Yolu :: Borgin & Burkes Karanlık Eşyalar Dükkanı-
Buraya geçin: